BAŞKAN ÖZGÖKÇE'DEN ÖĞRENCİLERE MİLLİ İRADE VE DEMOKRASİ DERSİ

BAŞKAN ÖZGÖKÇE'DEN ÖĞRENCİLERE MİLLİ İRADE VE DEMOKRASİ DERSİ

BAŞKAN ÖZGÖKÇE'DEN ÖĞRENCİLERE MİLLİ İRADE VE DEMOKRASİ DERSİ

Tuşba Belediye Başkanlığı Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü 'Milli İrade, Demokrasi ve Demokrasi Şehitlerimize Sahip Çıkalım' konulu konferans düzenledi.

Düzenlenen konferansta Tuşba Belediye Başkanı Doç. Dr. Fevzi Özgökçe, öğrenci ve öğretmenlerle bir araya geldi. Başkan Özgökçe, 15 Temmuz darbe girişimi, Demokrasi nöbetleri ve Vatan-Millet sevgisi konularına değindi. Olayları belgelere dayandırarak anlatan Başkan sinevizyon eşliğinde 15 Temmuz darbe gecesi görüntülerini izlettirdi. Konuşmaları ile tüm öğrenci ve öğretmenlerin dikkatlerini üzerine çeken Başkan Özgökçe, katılımcılara duygulu anlar yaşattı.

Başkan Özgökçe, düzenlenen konferansta şunları ifade etti: ''Okullarımızın açılması ve Milli Eğitim Bakanlığımızın almış olduğu bir karar çerçevesinde, Milli İrademize, Demokrasimize ve Şehitlerimize sahip çıkma adına bir ders verilmesi söylendi. Bizde seve seve bu dersi vermek için geliriz, diyerek bugün sizlerin karşısına çıktık.

2016-2017 eğitim-öğretim yılı başladı. Ancak şunu iyi bilmemiz gerekiyor ki 15 Temmuz’da şehitlerimiz, gazilerimiz ve Türkiye’nin 79 milyonu o mücadeleyi vermeseydi, belki şimdi bizde Suriye, Mısır, Irak gibi olmuştuk. Bu yüzden bunun kıymetini iyi bilmemiz gerekiyor. O gün ikinci bir Kurtuluş Savaşı örneğiydi.

100 yıldır bu topraklarda yetişen gençliğin Milli İradesi ile başta dış güçler olmak üzere içerdeki din istismarı yapan başta FETÖ terör örgütü olmak üzere tüm bölücü terör örgütlerinin hedefinde Türkiye var. ‘Biz Türkiye’yi nasıl bölüp parçalarız’ hesapları vardı. Biz şimdi onu çok daha iyi görmüş oluyoruz.

Biz darbe girişimin olduğu gün Ankara’da temaslarda bulunuyorduk. Ankara’daki temaslarımızın ardından Van’a dönüşümüz gecikti. Ardından Antalya’da düzenlenecek olan futbol müsabakasına katılmak için Antalya’ya gidecektik. Ancak Ankara Esenboğa Havalimanı bir anda kapatıldı. Ne olduğu ile ilgili bir bilgimiz yoktu. Ardından konuşmalar, telefonlar ve televizyondan hain darbe girişimini duyduk. Türk ordusu içinde yer alan bir avuç cuntacı, satılmış ihanetçi kişiler, Türkiye’nin F16’ları, tankları, tüfekleri ile milletin üzerine bomba yağdırdılar. Bir savaşta bile en son bombalanacak, hatta bugüne kadar hiçbir düşman tarafından bile bombalanmayan yer olan Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalandı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi bombalandı ve polisimizin yoğun olduğu yerler bombalandı.

Onlar bizim silahlarımızla bizleri vurmaya, bombalamaya çalıştı. Ancak bizim gençlerimiz, yaşlılarımız, annelerimiz, engellilerimiz, topyekün tüm milletimiz o akşam bedenleriyle bu darbe girişimine karşı durdu. Saat 22.00’da başlayan bu girişim Van’da da Cumhurbaşkanımızın ‘Herkes meydanlara insin’ isteğinin ardından halkımız meydanlara indi. İlçemize özgü olan bir anons sistemi ile biz halkımızı Beşyol Meydanı'na davet ettik. O meydan kendi iradesine ve demokrasisine sahip çıktı. Vanlılar o gün gerekeni çok iyi bir şekilde yaptı. Vanlı Kardeşlerimizle beraber 27 gün boyunca o meydandaydık.

Sabahlara kadar nöbetler tuttuk. Çünkü bu FETÖ’cülerin yeniden harekete geçme gibi bir durumları vardı. Bu hainler yeniden saldırabilirler diye biz sabah saatlerine kadar nöbetler tuttuk. Van’da sadece darbe girişimde bulunan bir terör örgütü yoktu. Başımızda yüzlerce terör örgütü vardı. Bu yüzden bizde sonraki gün hemen Ankara’dan Van’a geldik.

O gece ve ardından yaşanan saldırılarda milletimiz ve diğer tüm dünya ülkelerindeki Müslüman kardeşlerimiz bizim ülkemiz için dua etti. Ülkemiz bu dualar ile bugün yeniden güzel günleri yaşıyor. Bu süreçten sonra ülkemizde parazitlerin temizlenmesi için çalışmalar başladı. Türkiye dünya lideri bir ülke olmak için içindeki bu parazitleri ve örgütleri bir bir temizliyor. OHAL kararı ile bu tür güçlerin temizlenmesi çalışmaları başladı. Türkiye’nin daha iyi yerlere gelmesi için içindeki bu şer güçlerin temizlenmesi gerekiyor. Bir devlet içerisinde bir tehlike ve tehdit var ise, devlet bunu temizlemek için gerekli mekanizmaları çalıştırır.

Cumhurbaşkanımızın şöyle bir sözü vardır: ''Ülkesini bölmek adına bir terör örgütüne üye olan ya da destek veren olursa biz onu vatandaşlıktan atacağız'' memuriyetten, işten atmak değil, vatandaşlıktan atılacak. İşte bu yüzden öğretmenler, sağlıkçılar görevlerinden alınıyor. Devletler bunları yapar. Mazlum, mağdur, işini yapan öğretmene kimse karışmaz. Ama eğer ki bir öğretmen bir terör örgütüne üyeyse, onunla hareket ediyorsa, o öğretmen cezasını çeker. Tüm dünya ülkelerinde bu böyledir. Türkiye bunu yapıyor. Bazı devletlerde ise bu insanları idama götürüyorlar. Devlet bekası adına, devletin kendisini koruması ve ileriye taşıması adına bunu yapar. Devlet içindeki hainleri bir bir ayıklar. Demokrasisi en yüksek ülkeler de bu var.

Bizler bu memleketin sahibiyiz. Türkiye Cumhuriyetinin tek sahibi bizleriz. Bizlerin geleceğimizle ilgili daha iyi, daha huzurlu yaşaması için yapmamız gerekenler var. Bu bölgede gençlerimizin yani sizlerin uyanık olması gerekiyor. Burada karıştırılmaması gereken bir konu daha var. Buda terör örgütü olan cemaat ile diğer cemaatlerin ve tarikatların birbiriyle karıştırılmasıdır. Bu çok yanlış bir davranış olur. FETÖ terör örgütü Nur talebelerine karşı olan bir şebekedir. Bizlerin, FETÖ’yü diğer cemaatler ile karıştırmamamız gerekiyor. Örneğin Nur talebelerin tek derdi İman ve Kuran’dır. Onların devletle, siyasetle asla işleri olmaz. Onlar öğrencilerin ahlaklı yetişmesi ve Kuran’ın hakikatlerinin okunması için mücadele eder. O terör örgütü ve örgütün başındaki adama bir bakın. Fetullah Gülen ortaya çıktığı günden bugüne kadar, Allah rızası için ortaya çıkmamıştır. O günden bugüne kadar ‘Ben Türkiye’yi nasıl bölerim’ derdinin içinde olmuştur. Öyle bir derdi olsaydı şimdi Amerika’nın uşaklığını yapmazdı. Bu yüzden siz gençlerin bunu iyi bilmesi gerekiyor.

Hiçbir cemaatte kod adı kullanılmaz. Başta Nur Camiası olmak üzere bu cemaatlerin hiç birinde kod adı olmaz. Ancak onlarda terör örgütlerin kullanmış olduğu kod adları gibi adlar var. Gizli bir haber sistemleri var. Bunlar kendilerine özgü metotlar oluşturdukları için, devlet bunlara sen terör örgütüsün diyor. Biz bu memleketin asıl sahipleriyiz. Bu yüzden bunları çok iyi bilmemiz gerekiyor. Bizim iyi bir şekilde karakterli bir şekilde yetişmemiz gerekiyor. Siz kendi işinizde olursanız, milletinize bağlı olursanız asla devletinizi satmazsınız. Ancak bunları yetiştirdikleri nesiller tamamen kaypaktır. Başörtüsü sorunu olduğu zaman Pensilvanya’daki zat ‘Bu çok uzatılacak bir mesele değil. Okula gidin ve başınızı açın’ diyordu. Aynı zat Sızıntı Dergisi’nin kapağında mesajlar veriyor. Kapağa haç işareti koyuyor. Bu adam Müslüman ise bunları neden yapıyor. Bunlar parazit gibidir ve bizim bunlara dikkat etmemiz gerekiyor.

2016-2017 eğitim-öğretim döneminde bizlerin bunlara dikkat etmesi gerekiyor. Gençliğin memleketine, ülkesine, devletine, bayrağına ve ezanına sahip çıkması gerekiyor. Ben inanıyorum ki bu gençlik dünyaya liderlik yapacak bir gençliktir. Burada bayrağı alacak olan sizlersiniz. Sizin için lisan çok önemli hepinizin 3-4 lisan bilmesi gerekiyor. Çok uyuyoruz bu uykumuzu daha da azaltmamız gerekiyor. Her yerde düşmanımız var. Bizim en ufak bir zarar yaşamamamız ve demokrasimize sahip çıkmamız için uyanık olmamız gerekiyor. Hepimizin birbirimizi hoş bir şekilde karşılamamız gerekiyor. Bir hemşireyi giyiminden dolayı eleştirmemiz ya da hor görmemiz doğru değil. Her birimizin birbirimize sahip çıkması gerekiyor. Herkesin siyasi görüşü ve fikri farklı olabilir. Bu bizim aramızda sorunlara neden olmamalıdır. İnsanların görünüş ve düşüncelerine saygı duyacağız. Ülkemizi karıştırmaya çalışıyorlar sizle bunlara kanmayın. Bizim ülkemiz bir gemidir, bu gemi batarsa unutmayın hepimizde batarız.

Bayramın birinci günü memleketimizde terör örgütü tarafından bir bomba patlatıldı. Bu patlamada çok sayıda vatandaşımız, İranlı vatandaş ve polisimiz yaralandı. Orada bizden birisi de olabilirdi. Biz şunu söylüyoruz Türkiye’nin, Van’ın ve özellikle bölgemizin huzuru adına terör saldırılarının biran önce bitmesi gerekiyor. Bizim yanımızda yanlış yolda olan arkadaşlarımız varsa onları uyarmamız gerekiyor. Türkiye hepimize yeter. 15 Temmuz’daki bu saldırı kısmi olarak başarılı olsaydı. Burası kan gölüne dönerdi. Biz bugün Suriyelilere sahip çıkıyoruz. Bizim vatanımıza bir şey olsaydı biz nereye giderdik? Emin olun bizim gidecek yerimiz yok. Bir talep varsa bunlar mecliste dile getirilisin, taleplerde hükümet tarafından karşılanır. Türkiye’nin huzuru, barışı, kardeşliği adına hepimize ve özellikle de sizlere büyük işler düşüyor. Bu konuda hepimiz üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor'' ifadelerine yer verdi.

Başkan Özgökçe'nin konuşmalarının ardından  Tuşba Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünce hazırlanan 15 Darbe Girişimini anlatan derginin görsel tanıtımı yapıldı. Öğrenciler ve öğretmenler tarafından çok beğenilen derginin yakın zamanda baskısının yapılarak  tüm okullara dağıtılacağı ifade edildi: